Wednesday, July 15, 2026

MORNING LIGHT THE DARKEST NIGHT AND THE STAR

 


"You have been guided and protected by Allah. Lay your trust in Allah and Allah's plan only and you will be fine. Eveything will be fine. By the morning light and the night as it settles, your Lord did not abandon you, nor did He forget. The Hereafter is better for you than the First. And your Lord will give you, and you will be satisfied. Did He not find you orphaned, and sheltered you? And found you wandering, and guided you?"



   Buraya yazmayalı 6-7 ay oluyor.


Çalıştığım işte Ocak ayında çıkarılmaktansa zam almayıp çalışmaya devam etmiştim. Şayet işsizliğin fazla olduğu bu yıllarda işsiz kalmaktansa son derece iyi anlaştığım ve bolca deneyim kazandığım takımda kalmayı seçmiştim.

Bu sürede bizim squada bağlı başka bir ekip işten çıktığı için işleri bize kalmıştı ama bizim squadta ben ve bir kişi daha 2 kişi olarak yeni ekibin işlerini üstlenmiştik. Açıkçası hem kendi işimi hemde başka mühendis ekibinin işlerini üstlenip Ocak ayından itibaren iki ekip işi yapıyorduk ve şirket lay-off ile çalışan çıkardıkça sorumluluk artmaya başlamıştı. Pek çok şey öğrenip aşırı zorlandığım bir 6 ay oldu ve hem zamsız hem de iki ekip işi yürütmek çok zorlamaya başlamıştı beni.

İkinci ekibin işlerini üstlendiğimiz diğer çalışan arkadaşla aramızda "Bu kadar fazla işte çalışıp inançsızca düşünülen ikinci ekip işlerini büyük başarı ile beklentilerin ötesinde gerçekleştirdiğimiz için Temmuz'da bu sefer şirket zam yapmak zorunda yoksa yönetime mail atıp isyan edeceğim." şeklinde konuşma geçmişti.

Geçen Cuma 10 Temmuz'da öğlen vakti İnsan Kaynakları yöneticisi aradı beni ve lay-off'un devam ettiğini ve bu sefer benimle yolları ayırma kararı aldıklarını açıkladılar benimle yaptıkları 1-e-1 toplantıda :)

Açıkçası IK aradığı anda aramayı kabul etmeden eyvah dedim, kesin bu iyiye işaret değil ve olmadığını da toplantıda anlamış oldum. Excel'de gösterilen tazminat vb rakamlarını kenara hızlıca not edip süreç hakkında sorularımı sorup kenara not aldım.


Peki bu şaşırtıcı bir şey miydi benim için? Hayır ve bunu 3 nedeni vardı;

1 - Her lay-off sürecinde bizim ekibe bir türlü dokunulmamıştı bizim ekibin çok yoğun iş kapasitesinden dolayı ama içimden şunu hissediyordum: eğer bu seferde büyük bir lay-off olursa bizim ekibe vurup beni arayacakları yönünde hissiyatım vardı... hissettiklerimde haklıymışım :)

2 - IK'nın aradığı Cuma gününden 1 gün önce felaket habercisi bir rüya görmüştüm ve Temmuz ayının sonunda çıkarımların olacağını düşündüğüm için bu rüyayı doğrudan çıkarımlara yormasam da tüm felaket habercisi işaretlerin tek bir rüyada buluşması bana "Kesin bir şey olacak ama ne?" sorusu sordurmuştu ve garip olan şey ise bu rüyanın içerisindeki bazı işaretler rüyayı gördüğüm Perşembe günü rüyadan hemen sonra gerçek hayatta kendisini göstermeye başlamıştı bile fakat benim parçaları birleştirmem Cuma günü çıkarıldıktan sonra başlamıştı.

3 - Cuma gününden 4-5 gün öncesinde gördüğüm çok garip içerikli rüyanın ne anlatmaya çalıştığını bir türlü kavrayamıyordum ve bu rüyanın da zaman içerisinde anlamının kendi kendisini ortaya çıkaracağını düşünüyordum, ki çıkarılışımdan 1-2 gün sonra bu rüyanın da neye işaret ettiğini anlamaya başlamıştım.


Bu işaretlerden dolayı bir şey olacağını tahmin ediyordum ama ne olacağını kestiremiyordum, Cuma günü her 2 rüyanın da ne anlama geldiğini çözmeye başlayınca içimden büyük bir mutluluk ve huzur vardı. Çünkü biliyordumki Allah bu rüyalar ve hislerle beni bugüne hazırlamıştı. Tıpkı 1 buçuk yıl önce başka ekibe teklifle geçirileceğimi hissedip Pazartesi sabahı buna işaret eden rüya gördükten sonra uyanıp 2 saat sonra bana teklifin edilişini deneyimlediğim gündeki gibi.


Peki bu 2 rüya neydi?


Dream 1 : Ancient Trio and Journey to The Unknown

(Çıkarılışımdan 4-5 gün önce gördüğüm rüya)

Rüyada bembeyaz giyinmiş huzurlu ama bir o kadarda gizemli görünen bir kadın, kapkara zırh içerisinde olan otoriter kötücül ama sanki güvenilir bir dost gibi konuşan bir erkek ve de son olarak uzun mavimsi örtüler giyinen büyücüyü andıran hep dişleri gözükürcesine gülümseyen ak sakallı bir dede. Bu 3 kişi ellerini avuç içlerinin üzerine koyarak en üstte kalan avcum içerisine kendi ellerinden çıkardıkları 3 yüzüğü koyuyorlar: ilk yüzük saf altından oluşan ve sanki bir kraliçenin dikenli tacını andıran bir yüzük(kara zırhlı adam veriyor), ikincisi üzerinde bir çiçeğin polenlerini sakladığı orta kısmını andıran bembeyaz bir elmasın bulunduğu gümüşten daha parlak beyaz bir yüzük(beyazlar içindeki kadın veriyor) ve son olarakta kahverengi-yeşil arası dallardan oluşan ve ortasında yeşil küçük yaprakların çevrelediği grimsi ışığı az pırlantayı andıran garip bir taşa olan doğayı andıran bir yüzük(büyücüye benzeyen dede veriyor)

Yüzükleri ben alıp hepsini sap elime taktıkça(altın olanı serçe parmağıma, dallı olanı orta parmağıma, beyaz olanı işaret parmağıma olacak şekilde taktıkça) birer birer 3 kişi doğaya karışarak yok oluyorlar;

 - Büyücü gibi görünen mavi sivri şapkalı dede bembeyaz boynuzlu bir unicorn'a binip kahkaha atarak atı şahlıyor ve ışığın gizlediği bir ormana doğru 4 nala koşup ışığın çizgileri arasında kayboluyor.

 - Beyazlar içerisindeki kadın hep istediği şeymiş gibi solarak ve derin nefesler vererek kendinden geçiyormuş gibi bir surat ifadesi ile koyu mavi yıldızlı gökyüzünün bulutlarına doğru süzülüp bulut rengini alana kadar solarak kayboluyor

 - Kara zırhlı adama gelince, sadece o bana yolculuğuma başlamadan önce birkaç öneride bulunuyor: korkma, asla geri adım atma, ilerlemeye hep devam et, yüzükleri çıkarma. Hemen ardından gün batımının turuncu ışıklarının vurduğu siyah kayalara yaslanan siyah zırhlı adam kayaya dönüşerek insani görünümünü yitiriyor.

Ben yola çıkıyorum ve sırtımda çanta ile tek başıma seyahat ederken sağ elimdeki yüzükleri inceliyorum ve sarı altından olan serçe parmağıma taktığım yüzük bir türlü yerinde sabit kalmıyor; gevşiyor gibi oluyor çıkarıyorum parmağımdan ve serçe parmağıma takıyorum ama bu sefer sonuna kadar sıkamıyorum, ekşem yüzüğü gibi yarıda kalıyor, sonra çıkarıyorum tekrar sokuyorum bu sefer sonuna kadar giriyor ama büyük kalıyor. En son seçre parmağımın en uç köşesi işe ortası arasına zar zor sıkıştırıyorum. Bu olurken az insanlı boşa yakın dışarıdaki bir yolda yürüyorum. Sanki bir araca(Otobüs, uçak vb) binilecek bir terminale giden bir yol gibi bir yerde olduğumu seziyorum. Sırtımda her eşyamı içine koyup sırtlandığım bir çanta ile yoluma devam ediyorum ve ilerlemeden önce pizza dilimi almak için bir pizza dükkanına giriyorum ve pizza dilimi seçiyorum. Bana bedavaya bu yemeği veriyorlar. O sırada pizza dilimini yerken parmaklarımda takılı olan 3 yüzüğü inceliyorum ve pizzayı veren kasiyer bana yüzükleri soruyor, bende "Arkadaşım hediye etti" gibi bir cevapla gerçeği anlatmadan geçiştiriyorum ve ardından uyanıyorum.


Dream 2 : Chain of Disaster

(Çıkarılış günümden 1 gün önce gördüğüm rüya)

Evimin bulunduğu sokağın başındaki yemek satan yerin içerisinde pek çok kişi üşüyerek titriyordu ve hava kapalıydı. Bir anda gökten yere lapa lapa kar düşmeye başladı. Düşmeye başladı diyorum çünkü çok yoğun olarak bir anda başladı. Bende vücut sıcaklığımı rüya esnasında hissettim ve etraftaki insanlara bakıp "İşte ben dayanıklı olduğum için üşümüyorum hehheeeee 🤪" dedim ve dükkandan çıktım.

Ardından bir travmaya bindim. Çantamın içinden cüzdanımı anahtarımı çıkarıp oturduğum koltuğun yanındaki boş koltuğa koyup çantamın içini ayarladım. İneceğim durağı bildiğim için yaklaştığımız anda çantayı direk sırtladım ve travmaydan indim ama cüzdanımla anahtarımı oturduğum yerde unuttuğum gördüm. Direkt travmaya geri binip onlaro almaya giderken kapı kapandı ve travmay yolu daha uzun olan bir durağa yol almaya başladı. İçimden "Ah ya uzun yollu bir yere gidiyorum. Neyse bir dahaki durakta inip ters istikamete biner geri dönerim bekleyeceğiz artık." dedim. O sırada tramvay rayından çıkıp devrilerek sağdaki yokuşu dik ara yoldan aşağı yuvarlanmaya başladı. Çıkmaz sokağın en altına doğru tramvay arkasını vurdu ve tüm camları patladı. Travmayın önü yokuşun yukarısına bakacak şekilde durmuştu. Ben ayaktaydım ama diğer herkes takla atmış gibi yerlerdeydi. Kadınların tramvaydan çıkmasına yardımcı olup travmayın ön camsız yerinden dışarı adımımı attım. Bende hiçbir hasar yoktu. Yokuş yukarı çıkıp sağa döndüm ve düz yürüdüm. O sırada sağda inşaatına yeni başlanmış telleri görünen ve soğumuş betonlu bir inşaat gördüm. İnşaatın ortası kare bir platformdu ve platformun kenarları aşağısı görünmeyen karanlık bir boşluğa sahipti. Kare platformun ortasında babam vardı. Babama travmayla ilgili olanları anlattım ve bana gülüp "Biliyorum, enkazı aşağı koydum" dedi ve kare platformun etrafındaki boşluğu eliyle işaret etti. Ben kenara doğru hafifçe yürüyüp aşağı baktığımda karanlıkların arasında içi boş bükülmüş travmay iskeletini gördüm. Yavaşça geri adım atarak inşaattan geri geri çıkmaya çalışırken babamın sinsi gülüşüne bakıyordum. Geri geri giderken adımımı dışarı attığım anda yarısı tamamlanmış gri betonlu destek sütunları ortadaki kara platforma doğru kırılıp düşmeye ve toz bulutu oluşturmaya başladı. Toz bulutunun arasında babamdan eser yoktu.

Eve vardım ve dışarıdaki kapalı havadan dolayı mavi koyu loş ışıklı evimin odalarından salonda babamı yemek yapmış olarak buldum. "Sen nasıl bu kadar hızlı geldin daha demin dışarıdaydın üzerine kolonlar devrildi" dediğimde bana gülüp omuzlarını silkti ve televizyon izlemeye devam etti.


2. rüyayı görmem bittiği anda rüyadaki bazı işaretleri günlük hayatımda görmeye başlamıştım bile;

 - 2. rüyayı görmem bittiği gibi uyanıp iş laptobumu açtım Perşembe günü ve evimin içini karanlığa uğratacak kadar hava kapalı ve yağmurluydu tıpkı rüyamdaki gibi.

 - Uyandıktan 4-5 saat sonra hızlıca toparlanıp kafede çalışmaya devam etmek için evimden çıktım ve apartmanı terk edemeden sol cebimin boş olduğunu anlayıp eve geri dönüp cüzdanımla anahtarımı aldım. Tıpkı rüyadaki gibi unutup geri dönüp almıştım.

 - Apartmandan çıkıp taksiye bineceim caddeye doğru yokuş yukarı çıkarken bir-iki bina ötede buldozerle binanın yıkılıp yük kamyonuna kepçe ile beton parçalarının yüklendiğini gördüm. Tıpkı rüyada gördüğüm yıkılan bina gibi.

Sadece trenin raydan çıkıp devrilip kaza yapması çıkmamıştı ama o da bir sonraki gün rayında giden işimden çıkarılışımı anlatıyormuş 😊

2. rüyamın hızlıca çıkmaya başlaması zaten işten çıkarılış sürecimin yarın gibi hızlıca olacağını gösteriyormuş.


1. rüya ise geleceğimle ilgili haber verdiğini düşünüyorum;

   3 yüzük = 3 güç. Ya çalıştığım şirkette kazandığım 3 yetenek: Sistem Adminliği + Devops Engineer Temelleri + Tam zamanlı Monitor Mühendisliği. Ya da zaman içinde karşıma çıkacak 3 fırsat ve yola çıkarak kendi yolumda yalnız başıma yürümem. Fakat rüyada kara zırhlı adam şunu söyledi: "Yüzükleri çıkarma" yani her bir yüzük ayrı ayrı değil aynı anda sahip olunması gereken durumlar olacağı için fırsatlardan çok edindiğim 3 ekiplik bilgi birikimi gibi geliyor ve şu durumda bu hipotezi destekliyor: altın rengindeki yüzük parmağımda bir türlü oturmuyordu ve yolda yürürken zamanla oturtuyordum zorla. Bu yüzük az bilip ara sıra dokunarak edindiğim deneyimin ait olduğu DevOPS yeteneklerine çıkabilir.

   Çünkü bu 3 ekibin işinin birleştiği tek iş başlığı: Site Reliability Engineer. Belkide o yolu yürümem aslında önümdeki 2 aylık dinlenme sürecimde emin olmadığım DevOps işinde araştırma yapıp kurs alıp sertifikalarla destekleyerek emin olmak olabilir.



   Şimdi ise kafeye gidip bir yandan nargile içip kafamı dinlendirip arkadaşlarımla vakit geçiriyorum ve son 7 aylık beyin yoran iş sürecimden sonra beynimi belirli bir süre boşaltıp harekete geçme planına sahibim. Önümde 1-2 ay var ve aylar içerisinde tüm bilgilerimi vb toplayıp CV hazırlayıp hafiften bir oraya bir buraya başvurmaya başlayacağım.

Biliyorumki tüm bu süreçlerde büyük yol dönümlerinde bana rehberlik edip beni yalnız bırakmayan rabbim bu yeni süreçte de bana rehberlik edip yol göstereceğimi içten hissediyorum.


   Önümde artık yeni bir yol var ve ben umutluyum, mutluyum, kaybettiğimi değil kazanarak yoluma devam ettiğimi biliyorum şayet onca deneyimi kazanırken bir sürüde insan kazanmışım bunu fark ettim. İşten çıkarıldığım günden beri "Beni referans olarak yazabilirsin" diyen yüksek mertebeli insanlar, arayıp soran insanlar, beni teselli etmek için arayıp mutlu olduğumu duyunca benimle birlikte iftihar eden insanlar oldu son 1 haftadır.

Bu yüzden kazandığımı biliyorum, kazandıklarımla ve son 3 yıldır iyileştirdiğim yara izlerimle gelişmiş ve de yükselmiş biri olarak hayatımın bir sonraki sayfalarına devam ediyorum. 😊


Bu yazıdan sonra da buraya sık sık yazmaya çalışacağım en az haftada bir kez vb.


Hatta uzun bir zamandır yapmak isteyip zaman bulamadığım "Diğer günlük bloglarımdaki yazılarımı buraya aktarma ve tek bir blogta toplama" işini de hayata geçirmeye çalışacağım.


Acısıyla tatlısıyla hala hayatta ve burada olan insanlara selam olsun. 😁



No comments:

Post a Comment

ECLIPSE THRESHOLD 3 - SHATTERED CHAIN

" Benim suyum çok ısındı hatta kaynamaya bile başladı. Babamın bir şeye sinirlendiğinde bardağı mermere vuruşundan tutta kapıları sertç...