Wednesday, October 30, 2024

3 2 1 Zühre

 

İşte yine oluyor...

    Hayatımda gerçek anlamımı arıyorken anlamsızca yaşamaya devam ediyorum. Işığa tam yaklaşırken içimden dışarı karanlık fışkırıyor.

Bu karanlık ve aydınlık döngüsünde tahrip olmaktansa 3lü bir dans gösterisinde buluyorum kendimi.

1 adım ileri ve 2 adım çapraza, geriye eğil!

Karanlık özgürlüğümü bana uzatıp elimden tutuyor ve olduğum yerde beni çevirip başımı döndürüyor.

İşte bir ışık patlaması kalbime uzanıp umudumdan tutarak beni çekiyor. Huzuruma doğru 3 adım atıp ayağımı karanlığa doğru uzatarak yere eğiliyorum.


İşte yine o dans, yine o zehirleyici şehvetli karanlık, yine o yakıcı teslimiyetle huzuru müjdeleyen aydınlık.


Arada mı sıkışıp kaldım yoksa gerçek benliğime mi dönüyorum?

Ben aslında kimim? Pek çok karakterim varken ben birinde sıkışıp kalıyorum.

Ve bir an geliyor tüm karakterlerimin pençesinden ileride özgürce bir vals yapıyorum.

Dinime uyup özgürlüğümü kilitliyorum. Ayağım kayıyor ve yere düşecekken bir dönüşle özgürlüğün kıyısında içim dışıma fışkırıyor.


Acılarıyla açmış bir çiçek miyim yoksa özgürce her yeri yerle yeksan eden bir kasırga mı?


Sevgi mi arıyorum yoksa geçmişte yaşayamadıklarımı mı?


Karanlığın kıyısında gümüş bir çizgide dans ediyorum.

Karanlıkta uzanan belirsiz güzellikleri ve uzayı riskli bir adım atarak keşfetmek varken geçmişten uzanarak zamanın dışına çıkan bilindik yolda bir oraya bir buraya dans ederek döngüde kayboluyorum.

Tam kendimi buldum derken karanlık ve aydınlık üzerime düşüp paramparça oluyor ve tekrardan dans pistinde başladığım yerdeyim.


Neydi benim yaşam nedenim? Ağlamalarım ne zaman sustuda içime akar oldu?

Kendimi geliştirdiğim o saatler şimdi neden benden kaçar oldu?

Gerçekten bir amacım mı var yoksa öylesine mi yaşıyorum? Ya da bir amacım/nedenim olmalı mı?

Hedeflerimize mi zincirlenmeliyiz yoksa özgürce bir oradan bir buraya endişeyle koşturmalı mıyız?


Değişimin, yükselişin ve evrime uğramanın katölizörü nerede saklı?


İşte yine yapıyorum... yine derinlere dalıyorum, yine mi boğulmak istiyorum? Peki derinlerdeki inciler gerçek mi yoksa yukarıdaki kaçtığım ışığın derinlere yansıyan ışıldısını mı yakalamaya çalışıyorum?


Ben çok güçlü ve yılmayan biriyim, bunu biliyorum.



Monday, October 28, 2024

İntiharın Kıyısında Karşılaşma

 

Yine onu rüyamda gördüm.

    Genellikle onu rüyamda gördüğümde huzur duyarım. Konuşmasak bile mimik hareketlerimiz olmasa bile onun neden orada olduğunu anlardım; yakınımda olmak için, bana huzur ve konfor vermek için, kısacası benim yanımda olup destek vermek için... sadece yanımda olması yeterli. İlginç olan şu ki bu seferki rüya diğerlerinden farklıydı fakat rüyayı anlatmadan önce onu nasıl unutmaya başladım biraz ondan bahsedeyim.


Sunday, October 13, 2024

Aileli Ailesiz

   Bugün akşama doğru saat 6'da kırık dişimin zedelediği yanağımın zonklamasına uyandım. Ablam aile evimize gelmişti. Babam ise güzel bir masa hazırlayıp lezzetli balık yemeğinden yapıyordu. Zaten benim için böyle bir masa hazırlamazdı.

    Hepimiz şakalarla donatılmış bir sofrada yemek yemeye başladık. Gündem, siyaset derken ailemizin eski konularından konu açıldı. Herkes birbirinin anısını anlatıyordu. Komidinin üzerinde yer alan fotoğraflara baktı ablam ve babam, hikayeler oradan devam etti. Daha sonra babam kendi telefonundaki ablamın ve yeğenimin eski fotoğraflarını göstererek komik hikayeler anlattı. Ne kadar gülümsesemde içimi bir burukluk kapladı. Ne babamın köşesinde ne de telefonunun galerisinde bir tane bile fotoğrafım bulunmuyordu.

    "Wow, o köşede bir tek benim fotoğrafım yokmuş ya" dedim. Ablamda "Aaa sen bilmiyor musun? Seni çöp konteynırının kenarında bulduk." diye espri yaptı. Gülsemde içimde bir burukluk oldu. Babamdan nefret etsemde, öldüğünde aramayacak ya da özlemeyecek olsamda onun için değerli olmamam içimdeki bir şeyleri kırdı, dağıttı.


    Yemek sofrasından kalkıp ellerimi yıkamaya giderken ablam bana "Eee sen ne zaman askere gideceksin. Söylede ona göre seni beklemeye başlayalım." dedi. Konulara hızlıca annem ve babamda dahil olarak bu konuyu ablamla konuşmaya başladılar. Annemde ablamda 1 ay'ın çok olmadığını söyledi. Ablam "Gerçi kardeşim ITci. Onu kantine kasaya koyarlar." dedi. Babamda "Onu ne kantine kocayacaklar, tuvalete koyarlar." dedi.

    O sırada babama birkaç kez "Bu konu hakkında sen konuşma." dedim. Göz ucuyla baktı ama sessizce yemeğini yemeye devam etti. Ellerimi yıkımaya gitmeden önce son bir kez bakıp "İnşallah askere gittiğimde savaş çıkarda ölüm haberimi alırsınız." dedim. Bu hayattan ve ailemden o kadar sıkıldım ki bu cümleyi kurdum ve benim için duygudan yoksun son derece normal bir istekti bu. Yeğenim hemen "O nasıl cümleler öyle. Lütfen böyle isteklerde bulunmayalım." demeye başladı. Arkamı dönüp ellerimi yıkayıp odama gittim.

    Bilgisayarımı açıp oyun oynamaya hazırlandım. Oyun açıldığı gibi oyunu kapattım. Tüm eşyalarımı toplayıp çantama koyup evden sessizce kimseye cevap vermeden çıkıp gittim. Ablam arkamdan seslendi ama arkama bakmadan apartmandan çıkıp gittim. Evden nargile kafeye gidene kadar söylenip durdum.


     Babamın ettiği laf, göremediğim fotoğraflarım, eskiden benim hakkımda ettiği laflar... hepsi aklıma gelip durdu. Değerli biri olarak değer görmüyordum. Çünkü babam için elmasta bir taştı, çakıl taşı da bir taştı. Beniö gibi bir elmasın değerini bilemedi. Ne kadar parlasamda onun gözlerini kamaştıramadım, o ise elini kanatan elmas kenarlarına odaklanıp durdu. Eskiden yeni evi yeğenime vermeyi, eski aile evini de bana vermek istediğinş söylerdi. Eski döküntü evde aile kurup yaşamamı istiyordu, tıpkı kendisi gibi... onun hayatını yaşamayı reddediyorum.


    Onunla aramı bozup selamı sabahı keserek hayatıma devam etmeye çalıştım fakat bu işleri daha kötü yaptı, şimdiki yıllarda ise şakalaşıp sohbetimizi iyileştiriyorum ama yine işler kötüye gidiyor. Zehirli bir ve ben artık hayatımda onu istemiyorum. 2025'te askerliğimi aradan çıkartıp bir an önce ayrı eve çıkmam lazım. 


Aslında her nedenin ve olayın altında yaralı bir çocuktum. Eskiden de anlamıyordum hala da anlamıyorum; neden bu kadar değersizim?



Saturday, October 12, 2024

Tutulma Eşiği 2 - Donmuş Tekillik

 


    "Karanlığa uzanarak yalnızlığın, güçsüzlüğün ve dönüp duran kader çarkının birleştiği yolda daha iyiye yol alarak değişmek adına umudumu diri tutuyorum."


Monday, October 7, 2024

Tutulma Eşiği 1 - Tutulmanın Gölgesinde

 



   "Tam olarak turuncu-siyah yeryüzünün yanık tonlu gökyüzüyle birleştiği yerdeyim. Bedenim ve karakterim paramparça, tepemde ise yeni doğan güneşin dolunayla ritmik Vals'i üzerime gölge düşürüyor. Tamda şu anda kaderimin değişeceği yerde, benliğimin tutulma arifesindeyim."


BLEEDING HEART IN A FAITHFUL LIGHT

“I never meant to fall for a stranger behind a glass screen, yet a single smile cracked open everything I swore I had buried. My heart bled ...