Monday, October 28, 2024

İntiharın Kıyısında Karşılaşma

 

Yine onu rüyamda gördüm.

    Genellikle onu rüyamda gördüğümde huzur duyarım. Konuşmasak bile mimik hareketlerimiz olmasa bile onun neden orada olduğunu anlardım; yakınımda olmak için, bana huzur ve konfor vermek için, kısacası benim yanımda olup destek vermek için... sadece yanımda olması yeterli. İlginç olan şu ki bu seferki rüya diğerlerinden farklıydı fakat rüyayı anlatmadan önce onu nasıl unutmaya başladım biraz ondan bahsedeyim.



Ona hissettiğim aşkın 4 ila 8 yılda ağır ağır yanarak sönmesini bekledim;

1. yılda kokusu burnumdan silindi. 

2. yılda tenim onun dokunuşunun hissettirdiklerini unuttu.

3. yılda siması aklımda bulanmaya başladı.

4. yılda sesini artık hatırlayamaz oldum ve artık sosyal medyada onun hesaplarını gizlice izlemeyi bıraktım.

5. yılda onun bana yaptığı kötü şeyleri ve simasını unutmaya başladım.

6. yılda o aklımda geldiğinde içimde oluşan garip tanıma hissi zayıflamaya başladı.

7. yılda eski resimlerimizi arşivimde gördüğümde içimde bir şeylerin uyanmadığını fark ettim.


Fakat onun simasını ne zaman rüyamda görsem geride minik bir şey kaldığını fark ediyorum. Onun bendeki yeri %99 oranında yok olmuştu fakat %1'i hala orada bir yerdeydi. 

    Ağır ağır yanan alev sönmüştü fakat geriye 1 soluk kıvılcım kalmıştı. 7. yıldan bugüne o kıvılcımın hala sönmediğini hissediyorum. O kıvılcıma dokunsam can yakmıyor fakat yaydığı minik sıcaklık parmağımı ısıtıyor. Sanki bir saniyeliğine her kötü şeyin unutulmuş olduğu o soğuk bir pazar sabahında sobanın önündeki battaniye üzerinde oturup CocoPops yiyerek Tom&Jerry izlediğim zamana dönüyormuşum gibi.

    Bu aşk içimdeki karanlıkta sönerek minik bir ışığa dönüştü. Bu ışığın neden orada olduğunu ve neden hiçbir zaman ölmediğini, neden her seferinde sıcacık bir huzur verdiğini anlamaya çalışıyorum. Ne de olsa üzerinden 9 yıl geçti ve hala minicik bir kıvılcım kaldı. 9 yıl çok uzun bir süre. Düşünüyorum ki, bu kıvılcımın neden orada olduğunu kendi hayat yolculuğumda fark edeceğim fakat öyle görünüyor ki şimdilik bilinmez bir gizem olarak kalacak.




Gelelim bugün sabaha karşı gördüğüm rüyaya...


     Rüyaya İstanbul'daki bir cadde kenarında yürürken başlıyorum. Caddeye çok yakın bina yok ve daha açık bir yolun kenarında yanımda birkaç kişi ile yürüyorum. Otobüs ve minibüs beklenen camdan durağa doğru yürüyüp yanından geçip gidiyoruz. Havada hafif bir turunculuk ve morluk var, güneş batıyor olmalı ve her yer yine altına çalan renkte. Soluma dönüp yanımda benimle birlikte yürüyen insanlara bakıyorum. Onunda içerisinde bulunduğu eski Lise grubu. Hepsinden nefret ediyorum. Yanımda şakalar yapıp kahkaha atarak eğleniyorlar. O herkesin önüne geçip gülümseyerek bir espri yapıyor ve tekrardan karınlarını tutarak kahkaha atmaya başlıyorlar. Ben her zamanki gibi ellerim ceplerimde sessiz sakin yürürken onlara bakıp arada gülümsüyor ya da iki kıkırdıyorum. Ardından O kıkırdayarak benim solumda bulunan kişi ile arama girip koluma girerek bana bir şey soruyor. Büyük ihtimal ile şaka ile ilgili olması lazım fakat ne dediğini çok hatırlamıyorum, sadece sorduğu şeyden sonra kahkahalı ve akıcı konuşma ile konuşup bende şaka yapıyorum.(Burası önemli çünkü Lisede ben içe kapanıktım ama rüyada akıcı konuşup espri yapmam bugünlerde sahip olduğum stilime ve karakterime ait) Onlar söylediğim şeye kahkaha atarken içimden yaptığım konuşmanın eskiye ait olmadığını düşünüp şaşırıyorum. (Evet, rüyada olduğumun farkındayım ve hareketlerimi ben belirliyorum, çoğu rüyada olduğu gibi yine LucidDreaming yapıyorum)

    Daha sonra 7-8 kişi O'nun evine gidiyoruz. Camdan annesi ve babası el sallıyor. Yüzlerini daha önce görmediğim için rüyadaki yüzlerini gerçek hayatta hatırlayamıyorum. (Evet, eğer daha tanışmadığınız birini rüyada görürseniz vücut tiplerini ve yüz hatlarını gerçek hayatta aklınız bir türlü seçemez.) Evlerine giriyoruz. Evin içi garip bir şekilde döşenmiş ve uzun camlara sahip bir ev fakat bir şeylerin normal olmadığını hızlıca fark ediyorum çünkü evin penceresinden dışarı bakınca evin yanındaki diğer apartmanların yapısal ve boyutsal olarak bozuk olduğunu görebiliyoruz. Bir ev L harfi gibi bükülmüş durumdayken başka bir ev göğün yukarısında bulunan çimenlerden başlayarak tepe takla olmuş bir şekilde yere uzanıyor ve çatısının yere yakın olduğunu görüyoruz. İlginçtir ki (aslında rüyada tek lucid dreaming yapan kişinin ben olduğumu düşünürsek pekte ilginç değil) evin camlarının dışarısındaki boyutsal farklılıkları gören ve inceleyen tek kişi benim. Diğerleri uzun misafir masasındaki sandalyelere oturmuş O'nun annesi ve babası tarafından masaya konan çatal bıçakları izleyip bir yandan da minik konuşmalar döndürüyorlar. 

    Ben araladığım perdeyi bırakıp masadaki yerimi sırtımı duvara ve önümü pencerelere vererek oturuyorum. Yemekte bezelye, pilav ve kırmız et var. Ben her şeyi dikkatlice inceleyerek yavaş yavaş yerken gruptan iki kişi kana kana yemek yiyor. O yemeğini bitirip elinde tabağı ile birlikte masadan kalkıp annesinin ve babasına sofrayı toplarken yardım etmeye başlıyor. Grubun diğer üyeleri bir yandan yemek yiyip bir yandan sıradan sohbetlerle yemeklerine devam ederken ben O'nu ve ailesini izliyorum. Bir anda O annesi ve babası ile tartışmaya başlıyor. Diğer grup üyeleri anında konuşmayı bırakıp yavaşça ve utanarak bakışlarını gelişen olaya çeviriyorlar. O'nun nasıl üzülerek içi yanarak tartıştığını görüyorum.

    O annesine ve babasına "Madem size yük oluyor muşum gibi hissettiriyorum o zaman yapacağım şeye engel olmazsınız değil mi?" deyip ardına kadar açık olan uzun pencereye bir hışımla yöneliyor ve o anda benim sağ çaprazımda masada oturan çocuk O'na "Yapma çünkü ... eski önemli bir şey söyleyecek!" diyor ve hem ikisi hem de masada bulunan diğer kişiler bana dönüyor. (3 nokta olan kısma istediğiniz ismi yazabilirsiniz kendi ismimi vermeyeceğim.)

O anda sadece O'na bakarak konuşmak için kendimi zorluyorum;

"Ben... Ben... Ben sana karşı dostane bir sevgi besliyorum!" sağ çaprazımdaki çocuk bana bakarken yargılarcasına kafasını arkaya hafifçe eğip gözlerini yavaşça kapattı. Bu çaprazımdaki çocuk hislerimi bir şekilde bilip söylememi istiyordu. Tüm benimle dalga geçen tayfanın önünde O'na geri dönülemez ve vaz geçilemez bir şekilde aşık olduğumu nasıl söyleyebilirim??? Bırak O benim hakkımda nasıl düşünür, diğerleri sürekli dalga geçer. Beni anlamayacaklardı!

"Bununla ilgili değil mi? Lisemi değiştirirken sana veda etmeden çekip gittim. Bu bunun için oluyor değil mi??"

    O sağ eliyle pencerenin kenarını tutarak bana dönmüş beni dinlerken sol gözünün yaşla dolduğunu görüyorum. Bana minik bir gülümseme ile gözlerini kırpıp pencereden dışarıya hızlı bir adım atıyor ve bembeyaz bir ışık patlaması ile uyanıyorum.



Bunun ne anlama geldiğini çözmeye çalışıyorum fakat tabikide rüyadaki bazı nüansların anlamı üzerine düşününce anlamları ortaya çıkıyor.

>  Bu rüya eskiye ait olayların yeni tarihlerde şekillenmesini içeriyor ve buna şüphe yok.

>  Rüyadaki aşık olduğumu bilen kişinin kim olduğunu tam anlamıyla biliyorum Instagram'da birbirimizi takip ediyoruz ama yakın değiliz. Bir şekilde bu olayı üzerine kafa yorup farkına varmış olabilir mi? Emin değilim.

>  En önemli konu 1 :  Rüyamda neden bu gerçeği itiraf etmeye zorlanıyordum? Hem geçmişi geride bırakmak hem de dinime uygun yaşamak için bu aşkın yeşermesini engellemek adına bu olayı anmayı bırakmam gerekmişti. Peki bu rüyada neden O'na bunu itiraf etmem gerekiyor? Gelecekte Onunla yolumuz kesişip çeşitli olaylar yaşanacakta benim söylemem mi gerekecek? Yoksa sadece hiçbir zaman itiraf etmeye kalkışmayıp derinlere gömdüğüm bir olay olduğu için mi rüyalarımda ortaya çıkmaya çalışıyor? Bi olmam hakkında onca verdiğim fedakarlık ve yaptığım çalışmadan sonra böyle rüyalar eskiyi ısıtıp önüme koyması çok zalimce. Daha öğrenmem gereken ne ders kaldı? Çok fazla sorum var ve elimdeki cevap sayısı sıfır. Her türlü tahmin ve senaryoyu oluşturabilirim ama gerçek hep keşfedilmeyi bekliyor olacak. Bunun üzerine çok düşünmeyip zamana bırakacağım. Bazı şeylerin kendisi gelmesi gerekiyor.

>  En önemli konu 2 :  Neden intihar etmeye çalışıyordu? İlk defa böyle bir şey görüyordum rüyada. Bunun anlamı ne olabilir ki? Genelde rüyada gördüğümüz şeyler farklı anlamlara yorulur. Ölüm ve intiharın anlamı doğrudan kendisi olmuyor. Ölüm yaşam uzaması anlamına geliyor. Peki intihar ne oluyor? Belkide vazgeçiş? Ondan vazgeçtiğim anlamına mı geliyor? Fakat yeni vazgeçmedim ki ondan, yıllar oluyor vazgeçeli. Hımm, merak uyandırdı bu detay.


    Onu rüyalarımda görmem hiç yardımcı olmuyor. Aşkımı geri döndürmüyor ama Bi olma konusunda attığım adımlara zarar veriyor bu tarz rüyalar. Ne yaparsam ne edersem edeyim, hemcinsime duyduğum ilgiyi tamamen öldüremiyorum. Hala maskülenliğe bağımlı gibiyim fakat eskiden daha az bir bağımlılığım var. Belkide bazı varlıklar bunun farkında ve benimle oyun oynamaya çalışıyor? Bilemiyorum. Bu tarz soruların cevapları zamanla ortaya çıkabiliyor.


Neyse çok geç oldu ve yarınki son tatil günümden önce yapmam gereken işler var.

Bakalım yeni göreceğim rüyalar başka ne anlatmaya çalışıyor olacak.

Merakla bekliyorum. 😁




No comments:

Post a Comment

BLEEDING HEART IN A FAITHFUL LIGHT

“I never meant to fall for a stranger behind a glass screen, yet a single smile cracked open everything I swore I had buried. My heart bled ...