Selamlar,
Sisli fırtına bulutları arasında kendi yaşantımdaki bilgisayarlı işimi görür gibiydim. Her bulutun içerisinde hayatımdan farklı bir kare vardı. Odaklanmış olduğum kare şu anki günlerimde Remote olarak çalıştığım işimle ilgilendiğim bilgisayar başındaki halimdi. Kendimi sisin içinde izliyor, istediğim zaman kareye müdahalede bulunabiliyordum.
Bana son derece eğlenceli gelmişti ki buranın ne olduğunu sorgulamıyordum bile.
İşte tam o anda arkama dönerek baktım ve onu gördüm. Yanımdaki gri bulutun üzerine oturmuş sol kolunun avuç içini bulutun üzerine koymuş bir şekilde soluna doğru yaslanmış, sol omzunun üzerinden bana bakıyordu. Ne gülümsüyordu ne de hüzünlüydü; sadece beni izliyordu. Onu gördüğümde ne aşkım canlanmıştı ne de hüzünlenmiştim, tek hissettiğim şey huzur ve sükunetti.
Kaderimde Lise yıllarımda içerisinde cinsellik ya da çıkar olmadan saf bir aşk ile bir erkeğe bağlanmak varmış. Dini inançlarım ve dinime bağlılığım yüzünden yaşamayı reddettiğim ama unutamadığım ya da sevdiğim kadınlar ile oluşturduğum ilişkilerimin öldüremediği bir aşk... 8 yıl belki de daha fazla oldu. Önce kokusunu, sonra sesini, ardından gülüşünü, daha sonra anılarımızı yani sırasıyla yavaş yavaş ona dair her şeyi unutmaya başladığım koca 8 yıl ya da daha fazlası... en azından ben ona dair her şeyi unuttuğumu zannediyordum.
Bir düşüncem ya da bir teorim var. Gerçek Aşk ya da Saf Aşk (Nasıl adlandırmak istiyorsan) iki insan arasında koparılamayan gizli bir bağ oluşturuyor. Aşk karşılıklı olsa da karşılıksız olsa da bu bağ oluşup yıllar yılı yaşamaya devam ediyor. Her şey unutulabiliyor da bu ruh linki/bağı kopmuyor.
Baksana, yıllar sonra bir rüya ile bana huzur verebiliyor. Sadece anlamadığım şu, evet dünya çapında yaptığım araştırmada imamların neredeyse hepsi cinsel yönelimin Allah tarafından doğuştan verildiğini kabul ediyor, ve yine evet aynı imamlar diyor ki aklında ya da kalbinde yaşa ama ne yap ne et asla ama asla harekete dökme, harekete dökersen günah işlersin, oysa ki içinde yaşamak hiçbir sonuç üretmez. Peki bunların hepsine uyan ben neden hala onu rüyalarımda huzur verici bir şekilde görür oluyorum? Bu Kul'a eziyet değil midir? Ben onu unutmaya yüz tutmuş biriyken bu hatırlatma nedir? Merhamet ise neden bu denli can yakar? "Arada Sıkışmış" isimli araştırmam bir sonuca ulaşana kadar geçici çözüm olarak "Eğer diğeri olamıyorsa öbürü de olmasın" diyerek hem hemcinsimle hem de karşı cinsimle olan bağlarımı koparıp aseksüelmiş gibi yaşamaya başlamama karşı bir ceza mıydı bu?
Sorular, sorular, sorular...